Dansın Tarihçesi, Türklerde Dans Kültürü ve Dans Türleri Dansın tarihi neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir. Mağara duvarlarına çizilmiş resimlerden, tarih öncesi çağlarda dahi insanların çeşitli sebeplerle dans ettikleri bilinmektedir. Arkeologların bu resimler üzerinde yaptıkları çalışmalar sonucunda, insanların konuşmaya başlamadan önce dans ettikleri anlaşılmıştır. Sevinçlerini, duygularını beden hareketleriyle ifade ediyorlardı. Zamanla bu hareketler belli kurallara ve düzene bağlandı, büyü ve dini törenlerle tekrarlandı ve bu bir gelenek haline geldi. Ritim ve hareketler çeşitli çalgılarla desteklendi, zamanla dansın amacı sanat ve eğlenceye dönüştü. Eski Yunan’da müzik ve şiirle yakından ilgili olan dans çok gelişmişti. Kordaks, emmeleia, sikianis gibi özel tiyatro dansları vardı. Roma’da anlatımcı sahne gösterileri türündeki danslar tutuldu. Dansın gelişmesi Ortaçağ’da da devam etti. Rönesans başlarında İtalya ve Fransa’da folklorik özel...
Ben gerçekten bunun cevabını bilmiyorum..bazen kaldırılamayacak kadar acı ve zor görünürken bazen inanılmayacak kadar tatlı nasıl olur??? Olumlu bakış açısına inanıyorum..ben hayatı tanımlamakta zorlanıyorum.naçizane şu sözler takılıyor dilime...çaresiz onlara kulak veriyorum.. "hayat çatlak bir bardağa benzer, içsende içmesende tükenir." ".hayat yaşla değil yaşamakla anlaşılır" "hayat bilmecedir, çözene gündüz, çözemeyene gece.." "hayat bir oyun mu bir savaş mı fazla ciddiye almayın hayatı nasılsa içinden çıkamayacaksınız."... Gördüğünüz gibi... anlaşılması kolay değil, yaşanması zor, savaşlar ve oyunlar barındıran, bazen tatlı bir çilek kokusu, bazen yukarıdaki resimler de betimlendiği şekilde gri ve flu, tıpkı kapkara bir üzüm tanesi gibi gelebilir ama hepsi gerekli ve lezzetli...herşey bir yana tek gerçek olan ise yaşasakta, yaşamasakta tükenip gittiği.... Sabah uğrunda ölecek bir hayalin varsa …saat ku...
O Wisconsin Madison Üniversitesinde Nöropsikolog Richard Davidson ’ un çalışmasında 128 elektrotlu eeg cihazı ile prefrontal kortekslerin aktivitesini ölçtü . çıplak, çekici erkek ve kadınlar, açık kalp ameliyatı geçiren, çatılarda duran, sel sularıyla çevrilmiş insanlar, araba kazası kurbanları gösterildi, Peşinden yüksek ve ani ses eklendi. Beyninin sağ beynini kullanan denekler, olaylardan etkilendi, üzüldü, daha güçlü tepki ve istemsiz göz seğirmesi gösterdiler Beynin sol yarısını kullanan denekler, o kadar az üzüntü içindeydi. Üzücü olayları takip eden kişiler sesle irkildiler ama telaş yapmalarının gereksiz olduğunu anladılar. Emosyon yok oldu ve Davidson sinyali tekrarladığında, çok az reaksiyon verdiler.
Yorumlar